Hazır mıyız?

Öne çıkan

Neden blog ? Bu sosyal ağda var olma çabası mı , yoksa kendini bulma çabası mı ? Kesinlikle ikincisi…

Reklamlar

Ritim

Bazı anlar vardır bizi hayatta kalma mücadelesine karşı dimdik tutan , bizi hayatta tutan işte tam o anlara minnet etmemiz gerekir. Ne var ki bu anları çoğaltmak da bizim elimizde yok etmekte peki siz neyi tercih edersiniz?

Hayatın meskalesinde sıkışıp kalmaya o kadar adapte olmuşuz ki farkına varamiyoruz yaşamın kıymeti anın değerini zannediyoruz ki zamanın telafisi var . Ama bir tek zamanın telafisi yok , herşey için bir çare bulunur ama zaman için asla. Mutluyken huzurluyken bıraksak ya kendimizi o an’a , aslında kendimizi birakamamizin sebebi tıptada kanıtlanan öğrenilmiş çaresizliktir. Yani biz kendimizi o kalıba soktuğumuz için bir türlü o anın kıymetini değerini anlamayıp es geçiyoruz nedensizce ,ah bir akışına bıraksak hayatı bir vazgecsek duvarlardan herşey aslında tamda o zaman bir düzen içinde gelip gider.

Vazgecmek de dahil tabiki bu anlara eğer kıymet ve değer bilmiyorsak birakicaksin , eğer hayır demen gerekiyorsa diyeceksin. Mesele kimseyi üzmek değil başta kendinin ne yapmak istediğinden emin olmak . Tamamen hayat dengemizi kurmak adına an’ı yaşarken mutsuzluk ve mutluluk , huzur veya huzursuzluk her duyguyu doğru ve anında yaşamak mühim olan . Ertelememek hayatı olduğu gibi kabullenip sükunete ulaşmak mühim olan.

Sevginin sınırını bilen var mı ? Peki sevgimizin sınırı yok da neden kendimizin sınırları var . Sınırsız içten hayatı yaşamak kıymetli olandır . İçindeki sen ‘e ulaşmak esas hakikattir. O içindeki sen sana ne diyor bunu dinlemek lazım …

Herşeyin bir düzende ilerlediği
bu koca evrende sadece anlara bağlı olan bu hayatımızı sınırlarla örmekten başka bişey yapmıyoruz.

Seviyosak seviyorum demek . Aşıksak sonuna kadar haykira haykira bağırmak . Hayatı yakalayarak her anını dolu dolu ve içten geçirmek . Yaşamımızı etkileyecek her türlü olayı da güzel karşılayarak yolumuza devam etmek gerekir .

Kalbimizin ritmini bozan anlara selam olsun.

Asla umutsuzluğa kapılmayın

Hayatımız da inişler ve çıkışlar vardır . Bizi mutlu eden veya kursu, eden dönemler , offf şu günde bitsin dediğimiz günler veya artık yeter daha ne kadar dediğimiz anlar.. bunlar bir sınav mı bilinmez ama zorlayan bu zamanlar bizi bir uçuruma doğru sürükler . Kalbimizi yorar zihnimizi bozar , içimizi kahreder ama ayakta durmak zorunda olduğumuzu da biliriz hep.

Ama ya yapamıyorsak artık o zaman neye sığınacağız .. Nasıl kalbimizi dindiricez , sakinlik ve huzura kavuşmak için neler yapıcaz, artık dursun bu yeter dediğimiz anda hep birşeyler tutar bizi hayatta sevdiğimiz ne varsa bizi gülümseten hangi an varsa o bizi hayatta umut edilecek şeyler olduğuna inandırır belki de..

Sevgi ,aşk ,huzur ,umut , düş,hayal bizi devam etmeye zorlar adeta. Hayatın bir oyunu gibi tam umutsuzluk olduğun an birsey olur ve hadi devam deriz . İçimiz kan ağlasa da devam çünkü umutsuzluğa bir kere kapıldık mı o andan sonra hoc bişey bizi daha da mutlu etmez hayat yavaşlar sesler kısılır ve umut hayal yok olur gider. Tutunacak bir dal ararken bulamaz hayatı göremez kör olur gideriz ..

Herşeye ve hayatın bize oynadığı oyunlara ve kötülüklere samimiyetsizliklere rağmen içindeki sana ulaş … Kalbini evin bil yüreğini ferahlat… Düşün umutsuz olma düşün ki senden daha da kötüsü muhakkak vardır .. şükret ve devam et … bu hayat yolculuğunda küçük bir çocuk gibi dizlerin parçalansada kanlar oluk oluk aksada yüreğine ağır gelsede bittim desende bir yolu vardır muhakkak devam et İliklerin kadar kork ama umutsuz olma ,olma ki daha güzel huzurlu günlere kapını usulca aç ve bekle…..

Sevgiler , umutsuzluğu cesaretiyle bertaraf edenlere …

Var olma çabası..

Dikkat ederseniz çaba dedim başlığımda çünkü ; hep bir yerlerde farklı farklı nedenlerle var olma çabasındayız . Nedendir bilmem ama isteklerimiz arzularımız bizi buna sürükler . Niçin bir çaba bu zaten bu dünyada var değil miyiz?

Tabiki varız ama bir yerlere kabul edilme , sevilme , saygı duyulma veya özenilme duyguları bizi saran , kalbimizi sıkıştıran , düşüncelerimize esir eden bir olgudur. Hep bir var olma çabası işimizde,ailemizde , arkadaş ortamımızda vs… Sebep doyumsuzluk mu yoksa içimizdeki benlik mı bilinmez ama işte hepimiz bir kendini kanıtlama , olduğumuzdan farklı görünme , bencillik, kıskançlık gibi kötü düşüncelerle kendimizi kandırırız.

Aslında ney olduğumuz kim olduğumuz nelerde iyiyiz veya değiliz herşey belli ve bizde farkındayız. Farkında olup da farklı davranmak yada var olma çabası bizi daha fazla yorar farkında olmayız. Bir iş yerinde kendini kanıtlamak istersin bu doğaldır ama herkes benle konuşsun sevilen bir tip olmalıyım diye çabalamak çok yanlıştır . Peki bizi buna sürükleyen nedir ?

Hırs , bencillik , var olma çabasıdır . Zannederiz ki çok sevilmek , kıskanılmak , dikkat çekmek bizi olduğumuzdan daha da iyi yapar. Aslında çok basit düşüncelerdir bunlar . Kendimizi kandırmak olur bu. Tek yapmamız gereken olduğumuz gibi iyisiyle kötüsüyle kendin olmak. Saf ve temiz duygularla bu hayatta var olursak işte o zaman gerçek var olmak olur.


Sizi siz yapan her ne varsa onu sevin , çünkü her zaman bir başımıza kaldığımız da yine bunlar bize yol gösterir. Hepimiz biliyoruz ki hayat derin bir karmaşadır ve biz bu karmaşa da var olucaksak doğru yoldan ilerleyerek oluruz. Bir yerlerde kendinizi kabullendirmekten vazgeçin , sizi siz olduğunuz için sevsinler , değer versinler. İçinizdeki sese kulak verin. İçindeki sen sana ne diyor ?




                                       İçimizdeki benliğe sevgiler….

İÇİNDEKİ İYİLİĞE CÜRET ET…

Hayat akışımızı değiştiren anlar vardır ya hani , bizi mükemmel hissettiren bir kalp atışı yüzdeki bir tebessüm , nefes alışımızı değiştiren , varlığımızı hissettiren iyiliğe kalbimizin o temizliğini saflığını hissettğimiz o bazı anlar…

O anları hepimiz hayatımızda yaşarız illaki bunun sebepleri vardır herkeste farklı olan , belki yapılan bir iyilik , bir aşk , bir adam , bir kadın , aile , arkadaş her neyse. Yüzümüzü güldüren varlığımızı hissettiren anlar. İnsanoğlu doğası gereği sevildiğini ,saygı duyulduğunu hissetmek görmek ister. Nedendir bilinmez hep sevgiye , iyiliğe açızdır. Bu kötü bir şey mi derseniz tabi ki hayır ama iş bencil duygulara gelince orda durup düşünmek gerekir. Çünkü orada yine insanoğlunun doğasından gelen bencillik yatar. Bu duyguyla baş etmek bazılarımıza kolay bazılarımıza zor gelir . Bazen hep ben deriz, karşımızdaki asla düşünmeden işte en korkutucusuda budur. Aslında olaya şu bakış açısıyla yaklaşsak ^^ ya onun yerindeki ben olsaydım..^^ işte tam bu noktada doğru olanı tercih etmek öyle kolay değildir ,zorlanırız ,aklımız karışır, bencilleşir hatta acımasızlaşırız, doğrusunu yapmayı bilenler illaki vardır peki ya yanlışa hızla koşanlar bu duyguları bastırmak yerine bodoslama yanlışa sürüklenenler en doğrusu bulmak için düşünmek , idrak etmek bunun için uğraşmak , belki zaman harcamak , bunu başarmaya çalışmak hepimizi yorar ”ya şuda doğru ama bunu da yaptım” neden çünkü buydu kolay olan , işte mesele bu ya nedir bu tembellik hiç bilinmez, sevgiyi , iyiliği paylaşamıycaksak neyi paylaşıcaz . En kolayıdır bu ama görene , duyana, anlayana … Dünyaya tertemiz br kalple geliyoruz kirli düşünceler yok saf ve temiz neden kirletiyoruz hiç için .Sadece beklentiler için bencil duygular için , en kötüsü ve korkutucusunu söyliyim iyilikten sevgiden korkmak .Belkide iyi insan olmaktan ziyade sevilmemekten korkmak , iyilik yapmaktan korkmak .NEDEN peki bu korku , endişe kalbimizin derinlerini göstermek istememek neden, aciz mi kalıcaz sevgiyi iyiliği görüp buna karşı kötülük yapanlar aslında kendilerinin aciziyetini düşünmeli bizler değil .

Asıl olan iyilik yap ve karşılığını asla bekleme yada sev böyle iliklerine kadar sev ama bencilleşme , bunu her zaman başaramasak da bunu denemeliyiz. Çünkü huzuru ancak böyle buluruz. Sevmenin ve iyiliğin saf halini o zaman içimizde hissederiz. Hani dediğim o anlar varya benimde kalp ritmimi bozan biri var . aynı şekilde hayatınızın akışı değiştiren sizi seven iyilik yapan kim olursa olsun hayatınızı kalbinizi onlara açın , açın ki kalbiniz huzuru bulsun , insan olduğumuzu unutmayalım. Ne zaman ki içimizdeki iyiliğe cüret ederiz o zaman gerçek huzura, mutluluğa, aşka, sevgiye ulaşırız. iyiliğin , sevginin bizi cezbetmesi dileğiyle..

                                                                                                                                Hayatınızın akışını bozan anlara selam olsun…

Sevgiler…

Sınır olmadan hayal et…

Aslında hepimiz bir bilinmezlik yolculuğunda bir figürüz belkide.. Hiç böyle düşünmüş müydünüz? Hayat bir açısından bakıldığında tarifi olmayan bir serüven , bir açıdan da bilinmezlik. Tercihlerimiz sonucunda hepimizin farklı bir yaşamı var dimi? Belkide sınırlarımız var diye yapamadıklarımız , söyleyemediklerimiz , hayalini bile edemediğimiz şeyler var. Peki ya neden?

Hayallerimiz de olmamalı mı yani, hayal etmezsek nasıl bir yaşam süreriz. Tahmin bile edemiyorum aklımız erdiğinde yaşamımızın sonuna kadar bir şeylerin hayalini kurarız . Ama tabi ucu bucağı nedir orası her kişi için değişir tabi ki, aslında sınır olmadan hayal etmek işte ast olan budur benim açından, hayallerimize de set kurmak itiraf edelim bunda bile sınır koyuyoruzdur eminim. Başta bunu kendimden biliyorum tabiki bende itiraf etmiş oldum. Hepimizin bir hayal dünyası vardır bu dünya içerisinde bazen çok mutluyuzdur bazen mutsuz , nedendir bilinmez kötüyü bile hayal etme huyumuz var. Ama korkmadan hayal edin sınır olmadan herşeyi hayal edin. Vazgeçmeden ,usanmadan hatta başarmak için çabada gösterin. Çünkü hayal etmek sizi olduğunuzdan daha çok rahatlatır ve emin olun ki başarı da bununla birlikte gelir. Hayatımızı şekillendirmek bizim elimizde peki ya doğrusu ve yanlışı var mıdır bunun? İşte bu soru kafamızı karıştıran insanlar ne dedi diye değil ben ne istiyorum demek önemli . Bu yüzden yaşam şartların, konumun, dilin ,dinin ,ırkın vs. ne olursan ol hayallerine sınır çekme… SINIRSIZ DÜŞLERİNLE MUTLU OL…

SEVGİLER…